|
VAKA 42 |
|
BİOENERJİ
TEDAVİSİ HAKKINDA SONUÇ BEYANIMDIR Bundan
yaklaşık 3 yıl önce ilk bahara doğru diz üstlerimde kızarmalar
meydana geldi o tarihte babamın memuriyeti dolayısıyla Erzincan' da
oturuyorduk. Önemi bir şey değil diye doktora gitmedim. Yaklaşık 1
hafta sonra sağ elim işaret parmağım orta ekleminden şişti. Lekeler
bacaklarıma ve kollarıma yavaş yavaş yayılıyordu. doktora gittiğimde
cildiye uzmanı ürtiker teşhisi koydu ve ilaçlara başladım. Yaklaşık
1 hafta sonra kortizon iğne tedavisine başladım. 4 defa vurulduktan
sonra tedaviyi bıraktım. Bu arada setimasyon değeri 110 lara kadar çıkmıştı.
Doktorlar bu halimi ve değerleri gördüklerinde çok şaşırıyorlardı. Bu
arada benim el ve ayak eklemlerinde şişmeler meydana geliyor , aşırı
halsizlikten dolayı yataktan çıkamıyordum. Kızarıklıklar geceleri
artıyor , kaşınmalar ve yanmalar meydana geliyordu. Pantolonumun düğmesini
bile bağlayamaz hale gelmiştim. Doktorlar beni Gülhane Askeri Tıp
Akademisi Hastanesine yatırmaya karar verdiler ve ilk seferinde 20 gün
hastanede kaldım. Bu sürede her gün defalarca kan alıyorlar ,
tahlilden tahlile yolluyorlardı. Kollarım kan vermekten süzgece dönmüştü.
Tabii ki ben her geçen gün daha da kötüleşiyordum. rengim bile değişmişti.
İki haftada tam 10 kg vermiştim. Hastanede beni diğer hastalara yaptıkları
gibi kobay olarak kullanıyorlar , hastalığımı bulmak için çabalıyorlardı.
Hiç bir şey bulamadıkları için ve tedavide hiç ilerleme olmadığından
hastaneden ÖSS sınavına girmek için çıktım. Belli ilaçlar
kullanmam için verildi. Sonra tekrar hastaneye yattım ve aynı muhabbete
devam ettim ( bu arada sınavda kalemi bile zor tutuyordum) Tekrar
testler - tahliller derken yine birşey yapamadılar ve hastanede 20 güne
yakın yattıktan sonra kendi isteğimle başka yollara başvurmak için
çıktım. Bana faydadan çok zarar veren ilaçlar verdiler. İlaç
isimleri raporlarımda yazıyor ( Not: Raporlarım Bioenerji Tedavi
Merkezi' ne teslim edilmiştir. ). Bir sayfa yan etkileri anlatılan bu
ilaçları bir kez olsun içmedim ve her ay hastanede kontrolüm vardı
ama beni iyileştiremeyen insanların adlarını bile anmadım . Benim
durumuna yakın olan insanlar yıllardır hastanelere gidip geliyordu.
Daha sonra iyice ağırlaştım ve başka hastanelere yurt dışında
master yapmış , bu işin uzmanı denilen doktorlara gittim , tabii ki
yine aynı şeyler yine aynı muhabbet , hiç bir fayda alamadım ve bu
sefer tanınmış bir lokman hekime gittim. Ballar bitkiler derken içim dışım
bitki oldu. Gözlerimi kapayınca bitkilerle dans ediyordum. Bunlardan da
bir fayda göremedim ve kaplıcalara gittim. Banyo gir - çık , gir - çık
baygınlık geldi. Yine bir fayda göremedim ve ümitsizce yeni şeyler
aramaya başladım. En sonunda yüksek dozda antibiyotik kullanmaya karar
verdim ve o günlerde bana bir tanıdık BİOENERJİ yi tavsiye etti... Tabii
ki bu anlattıklarım 7 ay içinde oldu. Anlayacağınız 7 ay boyunca süründüm!... Sonra
hemen Ankara' ya giderek GMK Bulvarı No: 14/17 Kızılay adresinde
bulunan ve Bioenerjist Murat Soyer ile Bioenerjist Dr. Yeşim Atak' ın
birlikte çalıştıkları Bioenerji Tedavi Merkezi ne gittim. Giderken
yolda "Bakalım bu sefer ne olacak , iyileşebilecek miyim?"
gibi düşünceler vardı! Murat
Soyer' le tanıştığımda , biraz konuştuğumda , ilk seanstan sonra içime
bir güven geldi. 5 gün boyunca günde 2 seans alarak bioenerjinin ilk bölümünü
tamamlamıştık. Benim dershanem olduğundan geri dönmek zorundaydım.(
Erzincan' a). Enerji
aldığım her gün daha iyi oluyor , yavaş yavaş iyileşiyordum.
Tedaviden 1 hafta sonra tamamen iyileştim. Evet tamamen 110 larda olan
sedim 20 nin altına düşüyor , her geçen hafta daha da azalıyordu.
Ankara' ya enerji almaya gelirken ölü gibiydim ama 1 hafta sonra |
![]() |
| önceki Vaka | Sonraki Vaka |