ÖFKE     KONTROL     YÖNTEMİ

 Bir bilim adamı olarak; değerli okuyucularımı öfkenin korkunç zararlarından korumak ve böyle bir tehlikeden kalıcı olarak kurtarmak konusunda toplumsal bir sorumluluk taşıyorum. Bu anlamda, uzun yıllardır yapmakta olduğum tıbbi hizmetler, günümüzün zor şartları önünde daha özel bir önem kazanmış bulunmaktadır. Toplumu koruyabilmek adına yapabileceğim katkıları, özel bir açıklama şeklinde kamuoyuna duyurmayı gerekli görüyorum.

Lütfen aşağıdaki bilgileri okuyunuz  :

 2009  Yılında artık iyice açık hale gelen “küresel dünya krizi” nedeniyle , insanlık alemi dünya tarihinin en buhranlı dönemine girmiş bulunmaktadır.Bilindiği gibi ağırlaşan hayat şartları yüzünden; maalesef ülkemizde çatırdamayan aile birliği ve sarsılmayan işyeri kalmamış gibidir. Boşanma rekorları kırılmaktadır, henüz yılını bile doldurmamış olan evliliklere son verilmektedir. Birbiri ardınca işyerleri kapanmakta, bireyler işsiz ve çaresiz durumda ortada kalmaktadırlar. Böylesine zor şartlar arasında kalan insanlar, ileri derecede gergin duruma gelmişlerdir. Birbirlerine olan eski hoşgörü ve tahammülleri giderek erimektedir. Bütün bunlardan, çok tehlikeli ve parazit niteliğinde bir ürün doğmuştur : ÖFKE 

 Bu berbat düşünce parazitinin etkisiyle bireyler toplum içerisinde adeta patlamaya hazır bir torpil gibi dolaşmaktadırlar. Ne korkunç bir durum… Çünkü; önceden tahmin edilebilmesi neredeyse imkansız olan ve olay anında aniden oluşan  öfke patlamaları meydana gelmektedir. Öfkeli davranışa muhatap olanlar bu darbeye tedbirsiz  ve hazırlıksız olarak maruz kalmaktadırlar. Nerede böyle bir kişiyle karşılaşılabileceğini önceden bilmeye de imkan yoktur. Yüzlerce aracın birlikte seyrettiği bir trafik ortamında da olabilmekte, ihtiyaçları almaya gittikleri bir alış veriş merkezinde de. Adeta kurulmuş bir bomba haline gelmiş birisi ile her yerde karşılaşmak tehlikesi mevcuttur.

 

Gerçekten de, bireyin düşünce cephesinde; zor ortam ve ağır hayat şartları sebebiyle öfkenin alt yapısı hazırlanmış bulunmaktadır.Ama,  diğer bireylerin bu altyapıyı dışarıdan sezebilmeleri çok zordur. Hanımefendi veya beyefendi görünümlü birisi, olağan sayılabilecek bir etki karşısında aniden parlayabilmektedir. Ondan sonra neler yapabileceği artık meçhuldür.Çevredekiler  için tamamen sürpriz bir durum oluşmaktadır. Kendilerini birden olayın ortasında kalmış halde bulmaktadırlar.Bu niteliğiyle öfke, toplumu etkileyen bir parazittir.

 Öfkeyi kendi bedeninde yaşayan da, onun öfke sırasında yaptıklarına muhatap olanlar da , aniden oluşan bir darbenin zararına uğramaktadırlar.

 Bir öfke nöbeti sırasında şahsen maruz kalabileceğimiz ve başkalarına verebileceğimiz  zararlar neler olabilir ?” diye baktığımızda , hemen akla gelenleri sıralarsak ;

 * Yakınlarımızın kalbini kırabiliriz, mutluluğumuzu zedeleyebiliriz. Dostlarımız ve aile fertlerimiz bize yaklaşmaktan korkmaya başlarlar , bu yüzden giderek yalnızlığa düşeriz.

*  Tıbbi etkisi bakımından adeta içimizde bir dinamit infilak etmiş gibi olur, ağır bir sağlık darbesi alabiliriz. Ani bir öfke etkisiyle düşüp felç olanlar vardır.

* İş hayatında ağır  hatalar  yapabiliriz, ikili ilişkilerimizi bozabiliriz, ticari anlamda kayıplara uğrayabiliriz.

* Öfke parazitinin oluşturduğu dikkat dağılması nedeniyle her türlü kazaya yol açabiliriz.

* Bir kavga ortamı oluşmasına sebep olarak, başkalarına bedeni ve mali zararlar verebiliriz. Bu arada kendimiz de bedeni ve mali hasar ve zararlara uğrayabiliriz.

*Daha sonra pişmanlık duyarak utanç içinde kalabileceğimiz, özür dilememizi gerektirecek çirkin şeyler yapabiliriz.

* “ Cinayet” de dahil olmak üzere kanunlar önünde birçok eylem nedeniyle “suçlu” durumuna gelebiliriz.

  Gerçek bir olayı burada örnek olarak yazmak istiyorum; belirtici unsurları saklı tutuyorum…

Bir büyük şehrimizde tıp doktoru olarak çalışmakta olan otuzlu yaşlarında genç bir hekim, otomobil satın alıyor ve yeni yeni  kullanmaya başlıyor. Elbette şoför ehliyetnamesi var.Topluma gayet saygılı, düzgün bir insan. Bir gün otomobiliyle çalıştığı yere gidiyor ve aracını kaldırım kenarına park etmiş bulunan diğer araçların arasında gördüğü bir boşluğa park etmeğe çalışıyor. Fakat, bu sırada geri geri gelirken istemeyerek arkada bulunan bir otomobilin far camına tamponu ile çarpıyor. O aracın far camı kırılıyor. Doktor üzüntü içerisinde park işlemini tamamlıyor ve aracından iniyor.Orada beklemeye başlıyor. Zarar verdiği aracın sahibini bulup, özür dileyerek maddi hasarı ödemek üzere bir çabaya düşüyor. Oradaki ahali de toplanıyor, bakıyorlar. Derken, karşıdaki pasajın içinden bir adam bağırarak oraya doğru koşturuyor. Doktor özür dileyip hasarı tazmin edeceğini belirtmeye bile fırsat bulamıyor. Adam , ağır hakaret ve küfürlerle sesini iyice yükseltiyor. Çevreyi saran kalabalık daha da artıyor. Bunlarla da yetinmeyen öfkeli adam doktorun üzerine yürüyerek bir yumruk savuruyor. Yumruktan sakınarak kurtulan doktor , kalabalığın arasında sıkıntı içerisinde kalmaktan ve küfürlerle saldıran adamın etkisinden bunalarak,tokat atmak suretiyle bir karşılık veriyor. Tokat attığı adam derhal yere düşüyor, başını kaldırıma çarpıyor, oraya yığılıp kalıyor ve olay yerinde hayatını kaybediyor. Bunun üzerine ; doktor ölüme sebebiyet vermekten mahkum ediliyor, hekimlik ruhsatı iptal ediliyor, birkaç ay sonra eşi kendisinden boşanıyor…Bir olay yüzünden kıymetli hayatı kararıyor. Vefat eden şahsın  çocukları babasız, perişan durumda kalıyor. Ne taraftan bakılsa, her kes için de çok kötü bir olay. Olayın bütün ilgilileri zarar görüyor. Perde arkasında ise, ÖFKE

 

Değerli okuyucularım,

 Bioenerji tedavilerini , kurucusu olduğum  “üçlü tedavi ekolü”  ile sürdürmekteyim. Seanslarımda konuklarıma ; bioenerji, açık hipnoz ve psikoterapi bilimlerini birlikte ve aynı anda uyguluyorum.

 Buna “Bioenerjetik Arındırma” adını verdim.Tedavisini üstlendiğim kişinin hem fiziksel bedenini , hem de düşünsel bedenini, aynı anda, aynı seans sırasında, negatif enerji birikimlerinden  arındırıyorum.  Öfke paraziti de bu negatif  enerji birimlerinden biridir.Sonuç olarak tüm bedeni ele alan BÜTÜNSEL  BİR  AKORD oluşturuyorum.

  Konuklarıma gerçek hayat içerisinde kullanabilecekleri öfke kontrol yöntemlerini uygulamalı olarak  kazandırıyorum. Öyle ki; artık bu metotlar konuklarımın özüne kazınıyor, uygulamada otomatik olarak faydalandıkları   bir konuma geliyor. Sükunet , artık o kişinin doğal hali durumuna geliyor. Eskiden kızdığı davranışlar önünde artık soğukkanlı ve bilgiden oluşan tolerans sahibi bir kişilik olarak  yer alıyor ve olaylara yön verebiliyor. O’nu kendi gücünün bilincine ulaştırıyorum. Buna “farkındalık” denir.

 Bireylerin düşünsel bedenlerine ait problem ve parazitlerden (negatif enerji birikimi ) birisi ve en tehlikeli olanı öfkedir.Toplum üzerinde çok yönlü olumsuz etkileri vardır.  

Öfke parazitinin konuğumuzun bünyesinden tamamen ve kalıcı olarak  kaldırılmasında ileri derecede başarı sağlıyoruz. Yaklaşık altı seans süren özel maksatlı bir çalışma yeterli oluyor.Öfke parazitinden arındırılan konuklarımızın hem bireysel yaşamları daha güvenli ve kaliteli bir duruma geliyor, hem de aile ve iş hayatlarında daha saygın ve kendisine rahatlıkla yaklaşılan sevimli bir kişilik konumuna yükseliyorlar. Artık, öfkelerine yenik düşmüyorlar. Hatta; artık öfke paraziti düşünce dünyalarında yer bulamıyor. Hayatları düzeliyor, mutlulukları artıyor.

 Öfkenin kişiye ve muhataplarına ne kadar ağır zararlar verdiğini daha fazla anlatmayı gerekli görmüyorum. Bu üzücü konuları , öfkesine  yenik düşen kişiler ve onlardan zarar gören yakınları gayet iyi bilmektedirler zaten.

 Bu konuda yardım almayı isteyen okuyucularımızın, öfke kontrol seansları için geleceklerini belirterek merkezimizden randevu almaları gerekmektedir. 

Konuklarımın;   “İçsel  dinginlik”   içerisinde;  bilgi, sevgi  ve barışla güzelleştirilmiş hayatlara kavuşmaları için çalışıyorum. Faydalı olabilmek dileklerimle…