Tıp Adamı ve Tedavi

Batı tıbbı ve diğer tıp dalları da, yine insanların sağlığa ulaşımını sağlayan değişik otoyollar gibidirler. Bioenerji tıbbında uygulamacı, yani bioenerjist, yani insan unsuru; tedavide bütün alet ve cihazları aşmış, bunların önüne, ötesine çıkmıştır. (Not – Ancak bioenerjist teşhis konusuna girmez, bu hususta diğer hekimlik dallarında çalışan uzman hekimlerin görüntüleme merkezi bulgularına dayanan raporlarına itibar eder. Ayrıca bioenerjist tedavinin ortasında ; geldiği seviyeyi görebilmek için ve tedavinin sonunda ise kazanılan neticeyi teyit edebilmek amacıyla yine tıbbi tahlil laboratuarlarından ve tıbbi görüntüleme merkezlerinden istifade ederek rapor aldırır.)

Esasen insan unsuru, yani hekim, tıbbın bioenerjiden başka bütün diğer tıp disiplin ve ekollerinde de alet, cihaz ve tesislerden daima öndedir. Gece – gündüz demeden hastalarının hizmetine koşan bütün tıp adamları tedavide daima ilaçlardan, cihazlardan önce yer almaktadırlar, daha önemlidirler. Bu hususu kabul etmek, bütün insaf ve vicdan sahibi kişiler için bilim terbiyesi ve insanlık icabıdır. Sadece; kullanılan yöntemlere, ihtisas dallarına ve ekollere göre zaman içinde, tedavilerde hekimlere yardımcı hüviyette birtakım ilaç, alet, cihaz ve tesisler ortaya konulmuştur. Mesele bundan ibarettir.

Bioenerji tıbbı dışındaki tıp dallarında görülen cihaz ve ilaç kullanımı ne kadar yoğun seviyeye çıkmış olsa da, tedavide bunlar sayın hekimlerimize ancak birer yardımcı durumundadırlar. Zira bu cihazların hazırladıkları bulguları değerlendiren, yorumlayan, bu yorumu kendi bilgi birikimi, tecrübesi, sezgisi ve bizzat hastasının durumunu müşahedesiyle kaynaştıran ve böylelikle tedaviye yön veren; ilaç ve cihazların kullanım miktar ve sürelerini ilgili vakaya göre ayarlayıp karar veren; DAİMA DOĞRUDAN DOĞRUYA HEKİMİN KENDİSİDİR. Tedavide cihazlar, asla konusunda yetişmiş bir tıp adamının yerini alamazlar; yani insan unsurunu aşan bir değere sahip olamazlar. Günümüzde Batı tıbbı uygulamalarında cihaz kullanımının  çeşit ve miktar olarak çok yüksek seviyelere ulaşması karşısında, bir anlamda değerli hekimlerimiz ikinci plana itilmiş , söz cihazlara bırakılmış gibidir. Oysa ki; bedeninden tetkik için numune alınan hastanın o andaki psikolojik konumunu ancak bir hekim gözlemleyebilir, hiçbir cihaz bu kadar hassasiyete sahip değildir. Öyle ki; hastanın kendisinden numune  ( kan, idrar, doku, sıvı vs. ) alındığı andaki hali neticeye tesir eder. Korku ve gerginlik içindeki hali ile, güven ve rahatlık duyduğu sıradaki hali arasında fiziki bedende değer farkları oluşur. Sadece cihazdan alınan verilere göre karar verilemez, ondan önce kıymetli hekimlerimizin kanaatleri yer almalıdır. Öncelik daima hekimde olmalıdır. 

Bilindiği üzere bütün tıbbi görüntüleme cihazlarının (MR, X-Ray, Ultrasonografi vb. ) bulguları tek başına bir kıymet ifade etmezler. Bu bulgular ancak uzman hekimin görüşüyle bir rapor haline getirildiklerinde ilmi bir değer taşırlar. Bu cihazlar da yine insanın sahip olduğu bilim sayesinde üretilmiştir. Bilginin kaynağı daima insandır, gerçek budur. Bu gerçeği görememek ; bir anlamda düşünce noksanlığı ve hekime haksızlık etmektir. Bioenerji tıbbında, bioenerjist bu gerçeği en açık şekilde temsil etmektedir.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, bioenerji tıbbında herhangi bir alet kullanılmaz. Bioenerji tıbbı teşhis (tanı koyma) konusuna girmez ; sadece tedavi işlemi ile ilgilidir. Akupunktur tıbbına benzer şekilde ilaç kullanılmaz, cerrahi operasyon yapılmaz. Bioenerji tıbbında işte böyle bir ortamda, sadece pozitif enerji şarjı ile çok geniş sahada tedaviler yapılmaktadır. İnsanın fizik ve düşünce bedeninde (fizyolojik ve psikolojik alanda) ortaya çıkan rahatsızlıkları kendi yöntemiyle çözen tıbbın bu en yeni ve keşfi son derece mutluluk verici olan, bilim adına gelişme ve ilerleme heyecanı yaşatan branşı ; bioenerji tıbbı ; bu ilme gönül veren değerli bilim adamlarının gayretleri ile, insanlık alemine gittikçe daha üstün hizmetler sunabilen bir hüviyet kazanacaktır.